Estetik

Blog Sayfamız

Estetik Cerrahi alanında yapılan ameliyatlar hakkında yazılan makaleler.

Meme Estetiği

Meme Estetiği

Meme ile ilgili hangi ameliyatı yaparsak yapalım hastalarımın ve benim zihnimde bazı sorunlar oluşmaktadır. Bunlar arasında ameliyat sonrasında neticenin natürel olup olmaması, kalacak izin büyüklüğü, ameliyat sonrasında yaşanacak olası sıkıntılar ve anestezi ile ilgili sorunlar yer almaktadır.

Meslek hayatım boyunca yaptığım tüm ameliyatlarda natürel-doğal bir netice elde etmek her zaman ilk amacım olmuştur. Dolayısıyla benim yaptığım vakalarda çoğunlukla natürellikle ilgili sorunu ne ben ne de hastam yaşamamıştır. Bu sorunu çözebilmenin  tamamen estetik görüş açısyla ilgili olduğunu düşünüyorum.

Meme Estetiği Ameliyatları;

Meme küçültme Ameliyatı Hakkında Bilgi İçin

Bkz.  http://www.alimezdegi.com/meme-kucultme.html

Meme Büyütme Ameliyatı Hakkında Bilgi için

Bkz.  http://www.alimezdegi.com/meme-buyutme.html

Meme Dikleştirme Ameliyatı Hakkında Bilgi için

Bkz. http://www.alimezdegi.com/meme-diklestirme.html

Meme ameliyatları(küçültme, büyütme veya dikleştirme)  sonrasında kalacak olan iz tamamen uygulanacak teknik ve hastanın muayene bulguları ile alakalıdır. Estetik cerrahi  konseptini tamamen ruhuna sindirmiş bir cerrah olarak izlerden nefret etmem doğal bir sonuçtur. Meme estetiği ameliyatlarında her hastada aynı tekniği uygulamak mümkün değildir ve doğru da değildir. Hastanın muayene bulgularına göre en uygun tekniği seçebilmek yani doğru endikasyonu koyabilmek cerrahi tecrübe ve bilginin en doğal sonucudur. Dolasıyla bu konuda çok fazla düşünme ve araştırma olanağını kendime yarattım. Hangi tekniği kullanırsam daha az ize neden olurum ve olası gebelik sonrasında süt verme        ( emzirme)  ile sorunları minimalize ederim. Tüm bu araştırmalar ve tekniğimi geliştirme çabalarımın meyvesini memnun hastalar grubu şeklinde topladığımı düşünüyorum.

Meme ameliyatlarım sonrasında hastalarımın ağrı sorunu yaşamamaları ve  özellikle ameliyat gününde dahi taburcu olabilecek durumda olabilmeleri uyguladığım tekniklerin rafine olduğunu bana düşündürtmektedir.

Meme (Göğüs) Estetiği Ameliyatları

Meme başı Büyüklüğü ;

Meme başı büyüklüğünü tıbbi olarak bir hastalık olarak adlandıramayız. Bu sorun tamamen kişinin yapısal bir özelliğidir. Tıbbi olarak herhangi bir sağlık sorununa neden olmasa da bayanlarda özellikle sosyal açıdan çok fazla sorunlara neden olabilmektedir. İç çamaşırı kullanmak istemeyen bayanlarda meme başının büyük olması kıyafet seçiminde ve gündelik yaşamda sorunlara neden olabilmektedir. Kalın dokulu sütyen  ve meme başı pedi kullanımında dahi dışarıdan belirgin olması kadınlarda sıkıntıya yol açmaktadır. Meme başı büyüklüğü dolayısıyla yapılan ameliyatlarda hedeflenen doğal görünen ve istenilen büyüklükte meme başı elde etmektir.

Bu  sorunu teknik olarak oldukça kolay bir ameliyatla çözümleyebiliriz. Ameliyat lokal anestezi altında yapılır ve ortalama cerrahi süresi 30 dakikadır. Ameliyat esnasında cerrahi teknik açısından özellikle süt kanallarını koruma açısından çok dikkatli olmak gerekmektedir. Emzirmeyle ilgili sorun riskini minimize edebilmek için özellikle büyüteçli gözlükler(oküler loop) kullanarak ameliyatı yapmayı tercih ediyorum. Deformitenin çok belirgin olduğu vakalarda ise meme başından aradan tam doku çıkartmak gerekebilir. Bu durumlarda hastanın emzirmeyle ilgili sorunları olabileceğini bilmesi gerekmektedir.

Meme başının belirgin olduğu durumlarda merak edilen diğer bir hususda meme başında his kaybı olup olmayacağıdır. Bu ameliyatlarda meme başında duyusal sorun yani his kaybı olmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim. Hasta ameliyatdan hemen sonra taburcu edilebilir ve herhangi bir sıkıntı yaşamadan iş-sosyal hayatına dönebilir.

Meme Başı Çöküklüğü-İNVERTED NİPPLE ;

Meme başının içe doğru çökük olması tablosudur ve İnverted nipple olarak da adlandırılır. Doğuştan olabileceği gibi sonradan da ortaya çıkabilir. Estetik ve fonksiyonel olarak sorunlara neden olan bu tablo genellikle ergenlik sonrasında meme gelişimi ile birlikte ortaya çıkar. Estetik sorun aktif cinsel hayata geçişte doğal olarak psikoseksüel sorun olarak karşımıza çıkacaktır. Bu  nedenden  dolayı hasta emzirme döneminde özellikle ciddi sorunlar yaşar.

Bu tablonun nedeni olarak sıklıkla meme başı alt kısmındaki süt kanallarının doğuştan veya enfeksiyon veya diğer nedenlerle kısalması gösterilmektedir. Meme başının içe doğru çökük olması hafiften ciddiye doğru çeşitli evrelerde karşımıza çıkabilir. Hafif vakalarda meme başı etrafına yapılacak minik bir baskı ile meme başı normal şeklini alırken, ciddi vakalarda bu manevra dahi işe yaramaz. Bu manevrayı doğal olarak ameliyat endikasyonunu belirlerken de kullanırız.

Meme başının içe doğru çökük olduğu durumlarda ameliyatı genellikle lokal anestezi altında ameliyathane koşullarında yaparız. Nadiren sedasyon olarak adlandırdığımız sakinleştirici ilaçlarda eklenebilir. Ameliyat süresi endikasyona göre 15 dakika ile 1 saat arasında değişiklik gösterir. Hasta ameliyatın yapıldığı gün taburcu edilir. İş hayatına ve sosyal yaşama hemen dönüş gösterebilir. Ancak memeyle ilgili cinsellik kısa süre önerilmez.

Bu sorunla ilgili en sık karşılaştığımız iki soru nüks olurmu ve sonrasında emzirmeyle ilgili sorun yaşarmıyım şeklindedir. Aslında bu iki sorunun cevabı birbiri içine geçmiş durumdadır. Hafif derece vakalarda meme başı altındaki süt kanallarına müdahale etmeden yani kesmeden ameliyat yapacağımız için emzirmede sorun olmaz ve nüks olasılığı neredeyse sıfır olacak kadar düşüktür. Daha ciddi vakalarda ise mecburen süt kanallarına müdahale edilmesi gerekirse emzirme teorik  olarak olası değildir. Bu şekilde radikal bir cerrahi girişim uygulandığında da nüks oranı çok düşüktür.        Her halukarda bu sorundan kurtulmuş olmak hastayı kendi iç dünyasında belirgin ölçüde rahatlatacaktır.

Areola Büyüklüğü

Meme başı etrafındaki kahverengi yuvarlak bölge AREOLA olarak adlandırılır. Areolada büyüklük doğuştan olabileceği gibi hamilelik ve kilo almaya bağlı meme büyümeleri durumlarında da çap genişler. Areolanın normalde olması gereken çapı 4.5-5 cm civarındadır. Klinik gözlemlerimde areola çapının 15 cm ye kadar büyüdüğüne şahit oldum. Sağlık açısından herhangi bir soruna neden olmasada estetik açıdan ortaya  şık olmayan görüntü çıkar. Bu sorun areola küçültücü işlemlerle rahatlıkla giderilebilir. Ameliyat lokal anestezi ile yapılabileceği gibi sedasyon(sakinleştirici ilaç)la da yapılabilir. Geniş olan areola çapı 5 cm olacak şekilde planlanarak halkasal şekilde küçültülür. Ameliyat neticesinde areola dış sınırında halkasal şekilde hafif bir iz kalır. Hasta aynı gün taburcu edilir ve sosyal yaşantısına aynı gün dönebilir.

Göğüs Estetiği Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Göğüs asimetrisi-Meme eşitsizliği Ne Demek ?

Doğrusu hayatta hiç bir şey simetrik değildir. İnsan vücudu gerçekten de Mona Lisa tablosu gibidir. Kişiyi dikey bir çizgi ile ikiye bölerek baktığımızda her hastada ya da her kişide sağ ve sol taraf arasında az ya da çok farklılık-asimetri vardır. Bu yaratılışta da varolan bir gerçektir.

Göğüs özelinde konuşmak gerekirse büyüklük farkı vardır, meme başı seviyelerinde farklılık vardır, meme altı çizgisi seviyesinde farklılık vardır. Yaptığım ameliyatlar esnasında  bu asimetrileri de tespit edip çözmek amaçlarım arasında yer almaktadır.

Bebek Emzirmekte Sıkıntı Yaşarmıyım ?

Göğüs büyültme ameliyatlarında çoğunlukla koltuk altı ya da meme altı çizgisi giriş yollarını kullanıyorum. Teknik olarak da protezi çoğunlukla kas altı dual plan ya da gerektiği durumlarda kas üstü planı yerleştiriyorum.

Bu tekniklerin hepsinin ortak özelliği hamilelik ve emzirme dönemlerinde hastaya sorun oluşturma özelliği olmamasıdır. Yani kullandığım tekniklerin ortak özelliği hastalarımın rahatlıkla bebeklerini emzirebilmesidir.

Bazen hastalarım kullanılan silikon protezlerin hamilelik esnasında ve emzirme döneminde bebeğe ve kendilerine zarar verip vermeyeceğini sorarlar. Özellikle çok kaliteli silikon protezler kullandığım için bu şekilde bir sorunları net bir şekilde hastalarıma iletiyorum.

Göğüs Neden Sarkar ?

Göğüs neden sarkar sorusunun birden fazla yanıtı ve açıklaması vardır. Birinci olarak kişinin genetik yatkınlığından bahsetmek gereklidir. Hastanın ebeveynlerinden gelen genetik kodlar genel manada bu durumun birinci sırada gelen açıklamasıdır. Bunun yanı sıra sık kilo alıp-verme yani kilo dengesizlikleri de potansiyel nedenler arasındadır. Bunu açıklarken genellikle balon şişirme esprisini kullanırım. Bir balonu 15-20 kez şişirip indirdiğinizde balonun dokusundaki bozulmayı herkes gözlemlemiştir. Vücut genelinde meme dokusunda da bu şekilde gevşeme ve sarkmalar ortaya çıkar.

Hamilelik ve emzirme dönemi de bayanları ciddi şekilde negatif etkiler. Bir yandan hormonal etkiler, bir yandan kilo alıp-verme döngüsü yine sarkmaya neden olmaktadır.

Meme Estetiği sonrası Bakım

Göğüs estetiği ameliyatlarının sadece göğüs büyütme ameliyatı dışında diğerlerinde ağrı sorunu ile nadiren karşılaşılır. Göğüs büyütme ameliyatlarında ise giderek azalan şekilde ağrılar olabilir. Bu gibi durumlarda hastalarımın reçete ettiğim ağrı kesici ilaçları düzenli şekilde kullanmaları sorunu net bir şekilde çözmektedir.

Gereken vakalarda ameliyat bölgesinde birikebilecek kan ve serum sıvılarını dışarı alabilmek için dren kullanılır. Dren kullanıldığı durumlarda drenin size gösterilen şekilde negatif basınçta olmasına dikkat etmelisiniz. Drenlerin çıkış zamanına kontrol muayenelerinde karar veriyoruz ve ağrısız bir şekilde alabiliyoruz.

Ameliyattan 3 gün sonra ılık duş yapmaya izin veriyorum. Ancak yinede her vakada hastalarımı özellikle bilgilendiriyorum.

Fiziksel egzersiz ve spor hareketleri için hafif olmak kaydıyla 7.günden sonra izin veriyorum. Daha yoğun fiziksel egzersizlere ise 5-6.hafta sonra başlamak ameliyatın kalite ve başarısı açısından önemlidir.

Göğüs ameliyatlarından 2-3 gün sonra yoğun, yorucu olmayan iş hayatına( masa başı, ofis işleri) dönebilirsiniz.

Dikkat etmeniz gerekenleri bu şekilde sıraladıktan sonra en önemlisi en ufak sorununuzda dahi çekinmeden hekiminize yani bana ulaşabilirsiniz.

Riskler Ve Koplikasyonlar

Göğüs estetiğinin her alt başlığının kendine özgü komplikasyon riskleri vardır. Ben tarz olarak hastalarıma hangi ameliyat olursa olsun komplikasyon risklerinin dahi anlatılması, hastanın tam manasıyla bilgilendirilmesi gerektiğini düşünürüm. Genel olarak bakarsak her cerrahi müdahalede olduğu gibi göğüs estetiğinde de enfeksiyon, kanama, hematom ve seroma gibi klasik komplikasyon riskleri bulunmaktadır. Bunlar ameliyat esnasında titiz çalışma ile, gereken durumlarda dren kullanımı ile ve uygun hastane-ameliyathane seçimleri ile minimale indirgenebilir.

Detaya inmek gerekirse göğüs küçültme ameliyatlarında yeteri kadar küçültememe ya da fazla küçültme riskleri vardır. Bu durum hasta ve doktorun sağlıklı iletişim kurması ile çözülebilir. Eski moda cerrahi teknikler uygulayarak hastada fazlasıyla cerrahi iz bırakmak bence yine komplikasyonlar arasındadır. Özellikle sigara kullanan, diyabet hastalığı olanlarda yara iyileşmesi sorunları ile karşılaşılabilir.

Göğüs büyütme ameliyatlarında protezin spontan(kendiliğinden) sönmesi ve kapsüler kontraktür oluşumu risk faktörleri arasındadır. Meslek hayatımda protezin sönmesi durumu ile hiç karşılaşmadım. Silikon normalde inert yani vücudun abartı reaksiyon geliştirmediği materyaller arasındadır. Ancak ortalama olarak %3 oranda vücut silikon proteze karşı abartı reaksiyon oluşturabilir. İşte bu durum Kapsüler Kontraktür olarak tanımlıyoruz. Ancak hastanın şunu iyi bilmesi gerekir, bu durumun da çözümü mümkündür.

İzsiz Göğüs Estetiği Mümkün mü ?

Göğüs estetiği ameliyatları büyültme, küçültme ve dikleştirme ana başlıklarında ele alınmalıdır.

Göğüs büyültme ameliyatlarında teknik olarak tamamen izsiz ameliyat gerçekleştirilebilir. İzsiz teknik talep edildiğinde bu ameliyatı koltuk altından ya da göbek deliğinden yapabiliriz. Koltuk altından 1.5-2 cm lik, koltuk altı kıvrımlarına paralel olarak yapılan kesi iyileşme dönemi sonrasında tamamen(%99) kaybolmaktadır. Hatta bazen ameliyatı yapan ben bile izi tespit edemiyorum.

Bunun dışında göbek deliği giriş yolu kullanılarak da tamamen izsiz göğüs büyültme ameliyatı yapılabilir. Burada en önemli nokta hastanın muayene bulgularıdır. Göbek deliğinin anatomik yapısı, cilt altı yağ dokusunun kalınlığı ve en önemlisi göğüs dokusunun uygun olması bu tekniğin en önemli kriterleridir.

Hastadaki yara izlerinden hiç hoşlanmayan cerrah olarak göğüs küçültme ve dikleştirme ameliyatlarında olabilecek minimum kesilerle operasyonlarımı gerçekleştiriyorum. Örneğin göğüs küçültme ameliyatlarında çok iz bırakan ‘ters T tekniğini’ hiç kullanmıyorum. Göğüs küçültme ve dikleştirme ameliyatlarında çoğunlukla ‘vertikal teknik’ olarak adlandırılan minimum kesi içeren teknikleri tercih ediyorum. Tabiî ki tecrübeli bir cerrah olarak burada esas olan hastanın muayene bulguları ve beklentileridir.

Ancak hastalarımın şunu özellikle bilmesini isterim:Doktorunuz olarak ben de ameliyat izlerinden nefret ediyorum.

Göğüs Büyültücü Kremlerin Ve Sütyenlerin bir Etkisi Var mı ?

Göğüs büyütücü krem ve ilaçlara oldum olası sıcak bakamamışımdır. Bu tarz ilaç ve kremlerin etkisi çok düşüktür ve sadece kullanıldığı dönemlerde efektiftir. Tıbbi açıdan baktığımızda ise sağlıklı olduklarına beni inandırabilmeleri pek olası değildir. Olası yan etkilerini ise konuşmaya ya da anlatmaya hiç gerek yok diye düşünüyorum.

İlaç ve krem kullanımının maddi yönünü de ele almak gereklidir. Bu ilaç-krem kullanımının üzerine az miktarda daha maliyet ekleyerek kalıcı ve mükemmel neticeler ile bu sorundan kurtulmanız daha akıllıca olacaktır diye düşünüyorum.

Dolgulu iç çamaşırlarının kullanılması bayanların bulundukları sosyal ortamlarda durumu kurtarabilmeleri açısından faydalıdır. Ancak hiçi bir bayan sürekli solgulu iç çamaşırı kullanamaz. Ben burada kalıcı ve mükemmel neticeler vaad ediyorum.

Meme Estetiği Psikolojisi

Meme dokusunun bir kadının kadın olduğunu belirleyen en önemli organ olduğunu düşünürüm. Dolayısıyla meme dokusunun küçük olması kadında kadınlık duygusunun hasara uğramasına neden olur, özgüvenleri olumsuz şekilde etkilenir.

Göğüs büyültme ameliyatı bayanlar için sihirbazlık gibi neticeleri olan ameliyatlardır. Düşünün hiç yokmuş kadar küçük olan meme dokusuna sahip olan hastanın  30 dakika- 1 saatlik bir ameliyatla tahminlerinde ötesinde başarı ile meme dokusuna sahip olması hastaya yeniden bir bayan kimliği kazandırır.

Her ameliyatta olduğu gibi göğüs büyültme ameliyatında da hekime çok fazla iş düşmektedir. Uzun yıllar boyunca küçük meme dokusu ile yaşamak psikolojik olarak da onları kötü etkiler. Benim mesleki hayatım boyunca karşılaştığım tablo-biraz da enteresan olduğunu düşünürüm- bu hastaların olabilen en büyük protezin kullanılması ve çok büyük meme dokusuna sahip olabilme isteğidir. Bu durumlarda hastanın beklentisini normalize edebilmek gereklidir. Hastalarıma hep olacak şeyleri söylemişimdir. Göğüs büyültme ameliyatlarında da büyüklüğü tespit ederken hastanın mevcut meme dokusu, omuz genişliği, göğüs çevresi ve mesleki özellikleri çok önemlidir. Benim mesleki filozofim natürel sonuçlar üzerine kuruludur. Her ameliyatımda olduğu gibi göğüs büyütme ameliyatlarında da frapan neticelerden uzak durmaya çalışırım.

Ameliyat sonrası dönemde hastaların özgüvenlerinde muhteşem bir artış net olarak gözlemlenir.

Meme Estetiği Hakkında Tüm Bilinmeyenler İçin Sitemizi Ziyaret Edebilirsiniz..

www.memeestetigi.org

Bu Sayfa 1.522 kez Ziyaret Edilmiştir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir